15 Ocak 2008 Salı

"Köpeğim"

“Köpeğim” diyorum ama o yalnızca benim değil oradaki birçok kişinin köpeğiydi aynı zamanda. Sokağın olmayı başarabilen, birçok evin kapısında bekleyen ve de herkesin karabaşı olabilen…

Urla iskele’de babaannemin evinin orada yaşamını sürdürürdü. Babaannem kovaladıkça o bana koşardı. Uzun süre beni görmeyince ( bu ona göre bir hafta ) bütün hızıyla kucağıma atlayıp patilerini kucaklıyormuşçasına açar , bütün gücüyle bana sarılırdı.
Beni bu kadar çok seven, beni gördüğüne bu kadar sevinen bir tek o var diye düşünürdüm. ( düşüncem hala var yanlış anlaşılmasın ) Onunla kayalıklara tırmanır, delice koşma yarışı yapar ve yine birbirimize sarılırdık. Sonra biz denize girerdik o yolumuzu beklerdi. İskele’ de sabahlardık, gözleri kapansa da o da bizimle sabahlardı, gerçek bir dosttu benim için.

Yalnız çok pis bir huyu vardı. “Matrix” i önceden sezercesine bütün motorlu taşıtların arkasından koşup havlardı. Günlerden bir gün yine öyle koştu ve geri dönmedi…


2 yorum:

Adsız dedi ki...

Hayvanları çok seviyorum, hele kedi ve köpekleri. Ama öyle cici bici olanları değil, sokakta yaşayanları.Bakışları nasıl da masumdur.

nox dedi ki...

bir de sevmediğimiz insnlaara köpek deriz,bunu bir türlü anlamam..köpek iyidir,hoştur,masumdur,cana yakındır....ama insan öyle mi, demi yani....

hoşçakalsın köpek